ÖZET
Mekanik ventilatör desteği, dahili ve cerrahi yoğun bakım ünitelerinin en önemli uygulamalarından birisidir. Cerrahi yoğun bakım ünitelerine kabül edilen yüksek riskli ve düşkün hastalara, cerrahi müdahale öncesi veya sonrası, özellikle akut solunum yetmezliğinin düzeltilmesi amacıyla mekanik venti-lasyon gerekebilmektedir. Bu çalışmada, mekanik ventilasyon uyguladığımız hastaların tedavisindeki ventilator yönetimini değerlendirmeyi ve mortaliteyi etkileyen prognostik faktörleri saptamayı amaçladık. İki yıllık süre içinde cerrahi yoğun bakım ünitesine kabul edilerek, mekanik ventilatör desteği uygulanan 34 hastaya ait toplam 36 mekanik ventilasyon uygulaması, çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait demografik veriler, tanı, uygulanan cerrahi işlem, basitleştirilmiş akut fizyoloji skoru ("Simplified acute physiology score-II", "SAPS-II"), mekanik ventilasyon gerektiren solunum yetmezliği nedeni, mekanik ventilasyon süresi, tidal volüm miktarı, kullanılan ventilatör modu, en yüksek ve en düşük fraksiyone oksijen düzeyi, pozitif ekspiryum sonu basınç düzeyi, ventilatörden ayırma yöntemi, ayırma başarısı ve hasta sağ kalım/ölüm bilgileri, retrospektif olarak incelendi. Ventilatörden ayırma yöntemi hariç, tüm veriler, taburcu edilen ve eksitus olan hastalar arasındaki farklılıklar yönünden karşılaştırıldı. Hastaların 16'sının (%44.4) taburcu edildiği, 20'sinin (%55.6) ise, eksitus olduğu gözlendi. Taburcu edilen ve eksitus olan hasta grupları arasında SAPS II skorları, tidal volüm miktarları ve en düşük fraksiyone oksijen düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu saptandı. Sonuç olarak, yüksek tidal volümlerin, plato basıncını artırması durumunda, akciğerde biyotravma ve volütravmaya neden olabileceği, yüksek SAPS II skoru ve yüksek fraksiyone oksijen ihtiyacı varlığının, kötü prognozu gösterdiği düşünülmektedir.