ÖZET
Diyabetik retinopatinin prevalansı ile ilgili, Türk toplumunu yansıtacak çok merkezli bir çalışma yapılamamıştır. GATA Göz Hastalıkları AD koordinasyon-luğunda gerçekleştirilen bu çalışmada, Türkiye'de diyabetik retinopatinin prevalansı ve etkin risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tıbbi Retina Biriminin, 1996-1998 yılları arasında görev yapan yürütme kurulunun aldığı karar ile ön çalışmalar başlatılmış, 2000 yılı içinde "Türkiye'de Diyabetik Retinopatinin Prevalansı" konulu çok merkezli, kesitsel, periyod prevalans çalışması, 14 ayrı merkezde gerçekleştirilmiş ve sonuçlar GATA merkezli olarak toplanmıştır. Çalışmaya alınan 2362 hastada, diyabetik retinopati prevalansı %30.5, 30 yaş altı tanılı insüline bağımlı diyabet olan 215 hastada %31.2, insüline bağımlı olmayan diyabet olan 47 hastada %27.7, 30 yaş ve üstü tanılı insüline bağımlı diyabet olan 560 hastada %50.5, insüline bağımlı olmayan diyabet olan 1480 hastada %22.7 olarak bulundu. Otuz yaş altı tanılı hastalarda, diyabetin süresinin uzun olması ile, erkek cinsiyetin, retinopati gelişmesindeki en önemli risk faktörleri olduğu saptandı. Otuz yaş ve üstünde tanı alanlarda ise, diyabetin süresinin uzun olması, diyabetin tedavisinde insülin kullanılması, tanı yaşının küçük olması, erkek cinsiyet ve vücut kütle indeksinin düşük olması, risk faktörleri olarak bulundu. Otuz yaş altında tanı konanlarda puberte öncesi retinopati nadir görüldüğü için, periyodik fundoskopik muayeneye tabi tutulmalarına gerek olmamakla birlikte, puberte sonrasında retinopati oranı belirgin şekilde arttığı için yakından takip edilmelidirler. Otuz yaş ve üstü tanılı hastalarda yeni tanı konduğu zaman, diyabetik retinopati prevalansı %9.8, proliferatif diyabetik retinopati %0.7 oranında bulunduğu için, bu hastalarda ilk diyabet tanısı konduğu zaman, fundoskopik muayene yapılması ile retinopatinin erken teşhisi mümkün olabilecek ve tedavi ile diyabete bağlı körlük oranı azaltılabilecektir.